İş Kanunu'nun 14/2 hükmü gereğince işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir iş sözleşmesinin sona erme şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır.
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Sözleşmenin sona ermesi hâlinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece iş sözleşmesinin sona ermesinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı, izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Dosya incelendiğinde, farklı dönemlere dair iş sözleşmesinin sona erme nedenleri hizmet birleştirmesine uygun olduğundan kıdem tazminatının bu kabule göre hesaplanması ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması hususunda, farklı dönemlerdeki hizmet ürelerinin birleştirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.(Yargıtay 9.H.D 29.04.2026 T. 2026/4013


