Özel Güvenlik İşçilerinin İradesi Tartışılıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde özel güvenlik işçilerinin sendika değişimi süreci kamuoyunun gündemine geldi. Türk-İş’e bağlı Güvenlik-İş Sendikası’nın yetkili olduğu işyerinde, sendikanın yüzde 51’lik salt çoğunluğu kaybederek başka bir sendikaya geçişler yaşandığı yönünde açıklamalar yapıldı.

Güvenlik-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamalarda, sendika değişimi sürecinde bazı üyelere baskı yapıldığı ve yönlendirmelerde bulunulduğu yönünde iddialar gündeme getirildi. Yetkili sendika cephesinden ise bu iddiaların kabul edilmediği, işçilerin kendi özgür iradeleriyle başka bir sendikaya üye oldukları ve bunun aksine daha önce bazı bölgelerde Güvenlik-İş Sendikası tarafından işçilere baskı yapıldığı yönünde karşı açıklamalar yapıldığı belirtildi.

Yaşanan gelişmeler üzerine Antalya’da Çalışma Bakanlığı tarafından müfettişlerin görevlendirildiği ve konunun incelendiği ifade edilirken, incelemeye ilişkin henüz kamuoyuna açıklanmış somut bir rapor bulunmuyor.

Sendikacılık, makamlarla iş birliği yaparak işçiyi yönlendirmek değil; gerektiğinde o makamlara karşı işçinin hakkını savunabilmektir.

Benzer bir sendika değişimi sürecinin Maltepe Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik işçileri arasında da yaşandığı bilgileri haber merkezimize ulaştı. Özel güvenlik görevleri ile yapılan görüşmelerde, sendika değişiminin tamamen kendi özgür iradeleriyle gerçekleştiğini ifade eden çalışanların bulunduğu ve yeni sendikanın yetki başvurusunda bulunduğu belirtildi. Hiçbir baskı gündemde yoktur

Haber merkezimize ulaşan bilgilere göre, belediyeler ve kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) çalışan özel güvenlik işçileri arasında sendika değişimine yönelik hareketlilik yaşanıyor.

 SENDİKAL ÖZGÜRLÜK VE İŞÇİNİN İRADESİ TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Güvenlik Koruma İş Sendikası Genel başkanı Abdurrahman KONYAR tarafından yapılan açıklamada ise özel güvenlik işçilerinin sendikal tercihleri konusunda bazı sendikaların siyasi ilişkiler üzerinden tehdit, baskı veya yönlendirme yaptığı yönünde iddialar gündeme getirildi.

“Sendikayı İşçi Kendi İradesiyle Seçmeli”

Sendikal örgütlenmenin temelinde işçinin kendi özgür iradesinin bulunması gerektiğine dikkat çekilen açıklamalarda, özel güvenlik işçilerinin hangi sendikaya üye olacaklarına baskı veya yönlendirme olmadan kendilerinin karar vermesi gerektiği vurgulandı.

SENDİKAL HAREKETTE AHLAK VE ETİK DEĞERLER KORUNMALIDIR

Saha çalışmalarımız sırasında, özellikle belediyelerde ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) çalışan bazı kişilerin; mesai arkadaşlarını belirli bir sendikaya yönlendirmek karşılığında maddi menfaat talep ettiği, tatil ve organizasyon gibi çeşitli vaatlerde bulunduğu yönünde çok sayıda iddia ve olay gündeme gelmektedir.

Sendikal faaliyet; kişisel menfaat, makam, unvan veya çıkar elde etme aracı değildir. Bir çalışanın, kendisine güvenen mesai arkadaşlarını çeşitli vaatlerle başka bir sendikaya yönlendirmesi ve bu yolla kendine maddi ya da manevi çıkar sağlaması, sendikal mücadele anlayışıyla asla bağdaşmaz.

Hiçbir sendika, işçiyi kazanmak için kurum yöneticilerinin veya siyasi makamların gücünün arkasına sığınmamalıdır.

Dahası, sendikalara ödenen aidatlar çalışanların alın terinden ve emeğinden kesilmektedir. Bir yıl boyunca ödenen aidatlar toplamda, bir emekçinin ailesiyle değerlendirebileceği önemli bir yekûna ulaşmaktadır. Bu birikimin, çalışanların haklarını savunmak yerine kişisel çıkar, tatil, organizasyon veya unvan sağlama amacıyla kullanılmasına kesinlikle karşıyız.

Kendisine güvenen, aynı ekmeği paylaştığı ve aynı koşullarda mücadele ettiği arkadaşlarını kişisel menfaat uğruna yönlendirmek; o çalışanların güvenine ve emeğine açıkça ihanet etmektir.

Bizler, sendikacılığın makam ve çıkar kapısı olarak görülmesini reddediyoruz. Sendikacılık; emek, dayanışma, dürüstlük, güven, adalet ve fedakârlık ilkeleri üzerine inşa edilmelidir. Çalışanın güvenini kişisel ikbal uğruna kullanmak ne sendikal ahlaka ne de etik değerlere sığar.

Bu nedenle; mesai arkadaşlarının güvenini suiistimal ederek kişisel menfaat temin etmeye çalışan, asılsız vaatlerle insanları yönlendiren ve sendikal mücadeleyi kendi çıkarlarına alet eden kişileri ve bu anlayışı benimseyen anlayışı açıkça kınıyoruz.

Sendikal mücadele, kişisel ikballerin değil; işçinin, emekçinin ve alın terinin mücadelesidir.

Hiçbir makam, unvan ve menfaat; işçinin güveninden ve onurundan daha değerli değildir.