Bu sayı 500’e ulaştı. EYT, güvenlik fazlalığı ve sağlık durumu gibi gerekçelerle çağrılan emekçilere “varsa yıllık izinlerini kullanmaları, yoksa ücretsiz izne çıkmaları” dayatıldı. Belediyede yaklaşık 3 bin güvenlikçi görev yapıyor. Ancak iade edilenlerin işten çıkarılıp çıkarılmayacağı ya da başka birimlere aktarılıp aktarılmayacağı belirsizliğini koruyor.

Kamuda “havuz” uygulaması, çalışanın fiilî görev yerinden alınarak şirket merkezinde beklemeye bırakılması anlamına geliyor. Görev verilmediği için emekçi fiilen boşta kalıyor; önce yıllık izinleri kullandırılıyor, sonra ücretsiz izin dayatılıyor. Gelir kaybı ve işsizlik endişesi, işçileri borç ve geçim baskısıyla baş başa bırakıyor.

‘BİR GÜNDE FAZLALIK OLDUM’

BirGün’e konuşan bir güvenlikçi, “Bir telefon geldi, ‘havuz’a alındığımı öğrendim. Bana ‘Varsa yıllık iznin, yoksa ücretsiz izin’ dediler. Ev kredim var, ay sonu kiramı da ödemem lazım. Ücretsiz izne çıkarsam faturaları nasıl kapatacağım? Çocuğumun okul masrafı var, kalem defter parasını bile hesaplıyorum. Yıllarca belediye binalarında nöbet tuttum, şimdi bir günde ‘fazlalık’ oldum. Bu belirsizlik insanı tüketiyor” dedi.

Bir diğer güvenlikçi ise, “Bize seçim hakkı tanımadılar, sadece dayattılar. ‘Bugün izne çık, sonrası belli değil’ dediler. Çocuğum üniversitede, harç ve yurt ücreti ödenmek zorunda. Bir gecede gelirimin kesileceğini düşünmek bile kâbus. Yarın nerede görevlendirileceğimizi bile bilmiyoruz. Biz kentin güvenliğini sağladık, şimdi kendi güvenliğimiz yok” diye konuştu.

Bir diğer güvenlikçi de şunları dile getirdi: “Sağlık raporum vardı, bu yüzden listeye alındım diye düşünüyorum. Yazılı gerekçe istedim, alamadım. ‘Fazlalık’ damgası yemek çok ağır. Kentin en kritik noktalarında görev yaptık, şimdi kenara itilmiş gibiyiz. İşime, emeğime sahip çıkmak istiyorum. Bize net bir bilgi verilmediği sürece her gün kaygıyla geçiyor.”

‘DEĞERLENDİRMELER YAPILACAK’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, güvenlik personelinin “havuz” uygulaması hakkında konuştu. Tugay, belediyede özellikle ofis alanlarında güvenlik görevlisi fazlalığı bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Eğer bütçemiz elverseydi, kimseyi işten çıkarmadan devam edelim derdim. Ancak hükümetin vergi ve SGK ödemelerinde bizi sıkıştırması nedeniyle her ay 1 milyar TL’yi aşan bir yük var. Bu koşullarda verimsiz alanlara müdahale etmemiz gerekiyor. Bunu işçi düşmanlığı gibi gösterenler var ama biz işçimize düşman değiliz. İşçimize dost olduğumuz kadar İzmir halkına da dost olmak zorundayız. İhtiyaç olmayan personel için değerlendirmeler yapılacak. Ben kimseyi ne alıyorum ne çıkarıyorum, bu tamamen kurumsal süreçlerle yürütülüyor. İzmir’e hizmeti en iyi şekilde sürdürebilmek için bu kararlar alınmak zorunda.”

 

" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" scrolling="no" src="https://www.youtube.com/embed/NfL3DHbTGOQ?si=NAh1JizivPR-56pd" title="YouTube video player" width="560">