Sendikalara güvensizliğe bir örnek: HARİBO’da yaşananlar

“HARİBO’da kapı dışına konmuş ve bugün çeşitli fabrikalarda çalışan birçok gıda işçisi, o kötü sendika deneyiminden sonra şimdi sendikasızlığı savunan bir konumda!”

Özel Güvenlik İşçi Hakları

İbrahim KIZILYER DİSK/Gıda-İş İstanbul Bölge Temsilcisi

2020 yılında başta gıda fabrikalarında çalışan işçiler olmak üzere on binlerce işçiyi yazılı ve görsel materyallerle bilgilendirmeye ve sendikalarda örgütlenmeye çağırdık. Bu yazıda sahada sık sık karşılaştığımız sendikalara güvensizliği ifade eden “Falan işyerinde sendikalıydım şöyle oyunlarla karşılaştım”, “Bizim işyerinde de sendika var ama!..” gibi cümleler kuran işçi arkadaşların serzenişlerinin ne kadar haklı olduğunu, Esenyurt bölgesindeki HARİBO’da işçi, sendika, patron üçgeni üzerinden gıda iş kolunda çalışan işçilerle paylaşmayı amaçladım.

HARİBO’YA SENDİKANIN GİRİŞ HİKAYESİ

Yıl 2015 şubatı. 300’e yakın işçinin yüzde 80’i üretimi durdurarak fabrikanın giriş kapısı önünde toplanıyor. Daha önceki yıllarda Tekgıda-İş’in şube sekreteri olan ve şube-merkez arasında bürokratik çatışmalarda patronla ortaklık kuran şahısla beraber bir işçi işten atılıyor. O şahsın tek başına yaptığı patronla zam pazarlığından dananın kuyruğu koptuğu hikayesi anlatılıyor kamuoyuna. Fabrikanın önünde bekleyen işçi arkadaşların bu şahsın ‘kimi sendikacılarla’ görüştüğü bilgisini verdikten sonra biz de gerçek durumu anlıyoruz. DİSK/Gıda-İş üyesi arkadaşlarla direnişin başarısı için ne yapılması gerektiğini tartışıyoruz bir hafta boyunca. Tekgıda-İş Sendikasının “Bu işyerinde grev var” pankartının 2 yıl boyunca HARİBO önünde işçi olmadan asılı kalmasının birinci derece müsebbibi bu şahıs, ‘kimi sendikacılarla’ yeni bir oyun oynamaktaydı.

‘YETKİLİ’ SENDİKA SAHNEDE

Direnişin başladığı andan itibaren işçiler arasında “DİSK’i getirme” tartışmalarında “Hele bir sendikalı olalım da sonra tartışırız” diyenlere tanık olduğumuz gibi, DİSK’e üye olduklarını sanan işçilerle de karşılaştık sonradan. Kendiliğinden patlayan bir direniş ve nereye, niçin, nasıl sorularını tartışmayı zaman açısından yersiz bulan bir kitleye böylesi bir ortamda ne söylenebilirse onu anlatmaya çalıştık ve dayanışmada bulunduk.

Sonrasında ise geçmişte Tekgıda-İş’i fabrikadan kovan patron ve onun yaveri, yaverle iş pişiren sendika bürokratlarının gizli pazarlıkları sonucunda HARİBO’da Tekgıda-İş ‘yetkili’ sendika olarak sahnedeydi.