MSB'den yeni askerlik sistemi açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yeni askerlik sistemiyle ilgili çalışmaların devam ettiği, tekliflerin kanun taslağına konulduğu ve bakanlıkların mutabık kalması durumunda Cumhurbaşkanlığı onayına sunulacağı belirtildi.

Özel Güvenlik İşçi Hakları

MSB Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta düzenlenen toplantıda Muhabere Albay Tamer Zincir, teröristle mücadele harekatı kapsamında, 24 Temmuz 2015’den bu güne kadar 15 bin 97 teröristin etkisiz hale getirildiğini, bunlardan 7 bin 885’inin yurt dışında etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Zincir, yeni askerlik sistemi çalışmaları kapsamında ise diğer bakanlıklarla sürdürülen koordineli çalışmalarda son aşamaya gelindiği söyledi.

Zincir'in açıklamaları şöyle:

“15 Temmuz 2016’dan bugüne kadar toplam, 16 bin 540 personel hakkında ihraç işlemi gerçekleştirilmiş, 6 bin 154 personel hakkında adli ve idari süreç devam etmektedir. OHAL’in kalkmasından bugüne kadar bakan onayı ile bin 425 personel hakkında ihraç işlemi gerçekleştirilmiş, 150 emekli personelin rütbeleri geri alınmıştır.”

“Soçi Mutabakatının uygulanmasına yönelik çalışmalarımız provokasyonlara rağmen Rusya Federasyonu ile koordineli olarak başarıyla devam etmektedir. Sürdürülen gayretler neticesinde, bölgeden yaşanabilecek yeni göçlerin engellenmesi de temin edilmiştir. 3.5 milyon insanın yaşadığı bölgeden meydana gelebilecek bir göç dalgasının sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağı, tüm dünyayı etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle tüm ülkelerin bölgedeki barış ve çatışmasızlığın devamı çabalarına desteği önem arz etmektedir.

Söz konusu mutabakat çerçevesinde, birinci milli devriye faaliyeti 8 Mart 2019’da gerçekleştirilmiş, bu güne kadar toplam 35 millî devriye faaliyeti icra edilmiştir. Devriye faaliyetlerinin İdlib’te ateşkesin muhafazası ile bölgede barış ve istikrarın tesisinin devamlılığına olumlu katkı sağladığı değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde şartlar uygun olduğu takdirde koordineli ortak devriye icrası konusunda mutabakat sağlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü zorluğa rağmen bölgede huzur ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerine büyük bir azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu süreçte, silahtan arındırılmış bölgedeki faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından, rejimden kaynaklı ateşkes ihlallerinin engellenmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda, Rusya Federasyonu ile yapılan görüşmeler devam etmektedir”

"ABD İLE GÖRÜŞMELERİMİZ DEVAM EDİYOR"

"Münbiç’teki faaliyetlerimiz, ABD ile yapılan çeşitli seviyelerdeki temaslar neticesinde belirlenen Münbiç yol haritası ve güvenlik prensipleri doğrultusunda yürütülmektedir. Bu kapsamda önceden tamamlanan 68 bağımsız/koordineli devriyeye ilave olarak, 1 Kasım 2018’den itibaren bugüne kadar 19 Müşterek/Birleşik devriye icra edilmiştir. Münbiç yol haritasının devamını ve ABD bölgeden çekilmeden önce de tamamlanmasını bekliyoruz. Arzu ettiğimiz gelişme henüz sağlanmış olmamakla beraber, ABD ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Münbiç’teki amacımız ve haklı beklentimiz; PKK/YPG’nin tamamen Münbiç’i boşaltması, ağır silahlarının toplanması, şiddete yönelik eylemler yürüten gruplardan arındırılarak bölgenin güvenliğinin ve istikrarının sağlanması, bölge yönetiminin; halkının yüzde 90’ı Arap olan Münbiçlilere devredilmesi ve Suriyelilerin evlerine dönmesidir. Bölge halkı da PKK/YPG terör örgütünün zulmünden oldukça rahatsızdır. BM raporlarına dahi yansıdığı üzere, terör örgütü, insanların eğitim ve diğer temel haklarına kastetmektedir. Bu çerçevede bölge halkı da sorunların Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekat bölgelerinde olduğu gibi Türkiye tarafından çözülebileceğini bilmekte ve beklemektedir. Münbiç Rejim kontrolünde olduğu sürece Türkiye’de misafir olan Münbiçlilerin güvenlik endişeleri nedeniyle geri dönüşlerinin mümkün olmayacağı, bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasının Münbiçlilerin geri dönüşlerine de imkan sağlayacağı öngörülmektedir.”

“İcra edilen bu toplantılar ve görüşmelerde, Fırat’ın doğusundaki 440 kilometrelik sınır hattında oluşturulması planlanan güvenli bölge ile ilgili olarak; güvenli bölgenin emniyetinin Türkiye tarafından sağlanması gerektiği, PKK/YPG terör örgütü unsurları bölgeden temizlenmeden ve bu bölgeler gerçek sahiplerine devredilmeden Türkiye’nin güvenliğinin sağlanamayacağı, bu kapsamda PKK/YPG’nin içinde olduğu hiçbir girişimi kabul etmeyeceğimiz, sınırlarımızın güneyinde bir terör koridoru oluşturulmasına asla izin verilmeyeceği, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü konusundaki duyarlılığımız, Türkiye’nin Suriye’deki asıl amacının; Türkiye-Suriye sınırının ve Türk halkının güvenliğini tesis etmek ve bölgedeki YPG/PKK varlığından kurtulup Türkiye’deki mültecilerin evlerine geri dönmesini sağlamak olduğu, Türkiye’nin mücadelesinin DEAŞ’lı ve PKK/YPG’li teröristlerle olduğu; Kürt ve Arap kardeşlerimiz ve diğer etnik/dini gruplarla hiçbir sorunumuzun olmadığı, ifade edilmektedir. Konu ile ilgili olarak ABD ile görüşmelere devam edilmektedir. Bütün bu diplomatik ve askeri çabaların yanında, en üst düzeyde alınan kararlara uygun olarak, BM Anlaşması 51’inci maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı ve BM Güvenlik Konseyinin terörizmle mücadele kararları kapsamında sınırlarımızda ve ötesinde gerekli tedbirleri almak maksadıyla yeri ve zamanı geldiğinde gerekli adımlar atılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerekli planlama ve hazırlık faaliyetleri tamamlanmış durumdadır”

DOĞU AKDENİZ

“Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs Adası’nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış ve güvenliğin teminatı olmaya devam etmektedir/edecektir. Konu ile ilgili gelişmeler çok yakından takip edilmektedir. Komşularımızla ilişkilerimizde Uluslararası Antlaşmalara daima saygılıyız ve iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Yaşanılan sorunların barışçıl yollarla ve diyalogla çözülmesi için çalışıyoruz. Tüm komşularımızdan da aynı şekilde davranmalarını bekliyoruz. Türkiye’nin içinde yer almadığı hiçbir oldubittiye göz yumulmayacağı; uluslararası hukuktan ve antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunmasında Türkiye’nin son derece kararlı olduğunu bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyoruz.”

MSB LOGOSU

“Cumhurbaşkanlığı tarafından ‘Tek Devlet, Tek Marka’ vizyonu çerçevesinde; tüm Bakanlıkları kapsayan Cumhurbaşkanlığı Arması ile uyumlu görsel bir sistem oluşturulmuştur. Bakanlığımızın millilik yönüne dikkat çekmek için Ayyıldız kullanılmış ve ülkemizin dünyadaki yeri ve önemini vurgulamak için merkezde konumlandırılmıştır. Meşe yaprağı kurumun sürekliliği, gücü ve kararlılığını sembolize etmektedir. Bilinen en eski Türk kılıçlarından olan Kilij ile köklü geçmişi ve gücü simgelenmiştir”