Havalimanında çalışanların isyanı büyüyor

Servislerde bazı illerde işe gidiş-geliş süresi toplamda 3 saati buluyor. Bunun üzerine, iştima ve briefing adı altında çalışanların 20-30 dakika, önceden işyerinde bulunmaları isteniyor. Uzun çalışma ve yol süreleri yetmezmiş gibi çalışanlar; düşük ücret, sürekli baskı, takip ve işten çıkarılma tehdidi gibi sorunlarla da karşı karşıya kalıyor. Havalimanı çalışanları artık insanca çalışma koşulları, emeğinin karşılığı olan ücret ve güvenceli bir çalışma hayatı istiyor.

İşçi - Sendika - 10-09-2026 10:22

Havalimanı İşçilerinden 15 Saatlik Çalışma Tepkisi: “Bu Düzen Kabul Edilemez”

İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere havalimanlarında görev yapan özel güvenlik, temizlik ve diğer hizmet işçileri, uzun çalışma saatleri ve servislerde geçen süreler nedeniyle yaşadıkları sorunları Güvenlik Koruma İş Sendikası’na iletmeye başladı.

İşçilerden sendika merkezine ulaşan şikâyetlerde; abazı firmaların 12 saate varan vardiyalar uyguladığı, buna uzun servis yolculuklarının da eklendiği ve çalışanların işe gidiş-geliş süreleriyle birlikte günün yaklaşık 15 saatini iş nedeniyle geçirmek zorunda kaldığı ifade edildi.

Çalışanlar ayrıca vardiya öncesinde 15- 30  dakika erken işyerinde bulunma, birim ve fiş işlemleri gibi uygulamaların da çalışma yükünü artırdığını belirtiyor.

İşçilerin yaşadığı sorunlarla ilgili Güvenlik Koruma İş Sendikası Genel Başkanı Abdurrahman KONYAR açıklamalarda bulundu.

“12 saat çalış, üzerine 3 saat de yolda geçir”

Konyar, sendika merkezine ulaşan şikâyetlerin başında uzun çalışma süreleri ve servislerde geçirilen zamanın geldiğini belirterek, özellikle özel güvenlik işçilerinin ciddi şekilde yorulduğunu söyledi.

KONYAR, “İşçilerimiz bu sorunları doğrudan sendika merkezimize iletiyor. Özellikle İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 12 saatlik çalışma sisteminden çok ciddi şikâyetler geliyor. İşçi 12 saat çalışıyor, bunun üzerine bir de serviste saatler geçiriyor. Bazı çalışanlarımızın işe gidip gelmesi 3 saati buluyor. Böyle baktığınız zaman insanın hayatından 15 saate yakın bir süre iş için gidiyor” dedi.

Bu çalışma düzeninin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Konyar, 12 saatlik vardiyaların ardından uzun servis yolculuklarının çalışanları hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yıprattığını belirtti.

Konyar, “Bir insanın 12 saat çalışmasının üzerine bir de saatlerce serviste yolculuk yapması kabul edilebilir bir durum değil. İşçinin dinlenmeye, ailesine, sosyal hayatına ayıracağı zaman kalmıyor. Bu düzeni normalleştiremeyiz” diye konuştu.

“15- 30 dakika erken gel deniliyor, briefing işlemleriyle süre daha da uzuyor”

İşçilerin yalnızca vardiya süresinden değil, vardiya öncesi ve sonrasında yapılan işlemlerden de şikâyetçi olduğunu belirten Konyar, bazı çalışanların 30 dakika erken işyerinde bulunmasının istendiğini ve çeşitli birim/fiş işlemleri nedeniyle işçinin üzerindeki yükün daha da arttığını söyledi.

KONYAR, “İşçiye 15 dakika erken gel deniliyor. Birim işlemleri, fiş işlemleri derken zaten uzun olan çalışma süresinin üzerine yeni yükler ekleniyor. Bunların hepsini bir arada değerlendirmek gerekiyor. İşçinin zamanı da emeğidir” ifadelerini kullandı.

Servis sorunu da işçiyi yıpratıyor

Havalimanlarının şehir merkezlerine uzak olması nedeniyle ulaşımın çalışanlar açısından büyük bir problem haline geldiğini belirten Konyar, servislerin yetersiz olması nedeniyle bazı çalışanların uzun süre araç içerisinde kaldığını ifade etti.

Bazı işçilerin serviste 1-1,5 saat geçirdiğini belirten Konyar, çalışanların vardiyalarına yetişebilmesi için havalimanına 15-20 dakika önceden götürüldüğünü de söyledi.

Konyar, “İşçi zaten evinden çıkıyor, servise biniyor. Bir saat, bir buçuk saat yol geliyor. Sonra vardiyasından önce havalimanına bırakılıyor. 12 saat çalışıyor ve tekrar aynı yolu dönüyor. Bu insanın hayatını nasıl etkiliyor, bunu da görmek gerekiyor” dedi.

Yatılı çalışanların yaşadığı sorunlar da sendikaya ulaşıyor

İstanbul Havalimanı’nda bazı özel güvenlik çalışanlarının yatılı olarak çalıştırıldığını belirten Konyar, bu çalışanlarla ilgili de sendikaya çeşitli şikâyetler ulaştığını ifade etti.

Konyar, bazı çalışanların en küçük bir olay veya anlaşmazlık sonrasında kaldıkları kamptan çıkarılmakla tehdit edildiğini ve “Seni kamptan atarız, dışarıda kendine yer bul” şeklindeki uygulamalardan şikâyetçi olduklarını söyledi.

“İşçiyi işe alırken ‘Biz kurumsalız, büyük firmayız, şu hakları veriyoruz, bu imkânları sağlıyoruz’ deniliyor. Peki çalışan işe başladıktan sonra neden sürekli bir baskı altında hissediyor? Neden en küçük olayda barınma hakkını kaybetme korkusu yaşıyor? Bunların da sorgulanması gerekiyor” diyen Konyar, işçinin barınma hakkının bir tehdit unsuruna dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.

“Bu kadar kurumsalsanız, neden işçiler sürekli ayrılıyor?”

Konyar, şirketlerin kendilerini “kurumsal” olarak tanımlamalarının tek başına yeterli olmadığını belirterek, çalışanların yaşadığı gerçek sorunlara bakılması gerektiğini söyledi.

Konyar, “Bir firma kendisine kurumsal diyebilir. Ama biz sahaya bakıyoruz. İnsanlar neden sürekli işten ayrılıyor? Neden çalışanlar bu kadar yoruluyor? Neden iş kazaları ve işçi ölümleri yaşanıyor? Bunların hepsine birlikte bakmak lazım. Söylenenle uygulanan birbirini tutmuyorsa burada ciddi bir problem var” ifadelerini kullandı.

Sendikadan Bakanlığa denetim çağrısı

Güvenlik Koruma İş Sendikası Genel Başkanı Abdurrahman KONYAR, yaşanan sorunların çözümü için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da çağrıda bulundu.

Havalimanlarında etkin denetim yapılmasını isteyen KONYAR, 12 saatlik çalışma sisteminin yılık 270 fazla mesai saat sona erdirilmesi gerektiğini savundu.

Konyar, “Çalışma Bakanlığı’nın bir an önce havalimanlarını denetlemesi gerekiyor. 12 saatlik çalışma sisteminin önüne geçilmeli. Havalimanlarında çalışan işçiler daha insani çalışma sürelerine kavuşmalı. Özel güvenlik işçileri, temizlik işçileri ve diğer tüm çalışanların hakları korunmalı” dedi.

Konyar ayrıca, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında görev yapan özel güvenlik çalışanlarının örgütlenme ve sendikal haklarını kullanmasının önemine dikkat çekti.

“Bizim amacımız kavga etmek değil. İşçinin hakkını korumak. Bu insanlar gece gündüz havalimanlarında çalışıyor, güvenliği sağlıyor, temizliği yapıyor, hizmetin devam etmesini sağlıyor. Karşılığında insan onuruna yakışır çalışma koşulları istiyorlar. İstedikleri çok büyük bir şey değil” diyen Abdurrahman Konyar, işçilerin yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.

KONYAR, son olarak 12 saatlik çalışma, uzun servis süreleri, fazla mesailer, vardiya öncesi uygulamalar ve yatılı çalışanların yaşadığı sorunların artık kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini belirterek, “İşçiyi tüketen bir çalışma düzenini kabul etmiyoruz” mesajını verdi.

 

Günün Diğer Haberleri