kürtler,kadın

Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik, 'fıkra' adı altında dile getirdiği ayrımcı ve aşağılayıcı söylem; yalnızca bireysel bir dil sürçmesi değil, yıllardır Kürtleri ve özellikle Kürt kadınlarını ötekileştiren egemen, jakoben ve inkârcı anlayışın dışavurumudur.

Haberler - 06-06-2026 19:06

Kürt kadınları, anadilde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler nedeniyle sağlık hakkından eşit biçimde yararlanmakta ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı/kalıyor. Bir halkın yaşadığı dil bariyerini mizah konusu yapmak yerine, bu sorunun neden hâlâ çözülemediğini sorgulamak gerekir. Çünkü sağlık hizmetlerinde dil bariyeri; yanlış tanılara, tedaviye uyumsuzluğa ve sağlık hakkının ihlaline yol açıyor."

 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iş insanı Rahmi Koç hakkında, bir hastane açılışında anlattığı ve sosyal medyada tepki çeken fıkra nedeniyle resen soruşturma başlatmasının ardından, sosyal medyada Koç Grubu'na ait ürün ve markalara yönelik boykot çağrıları gündeme geldi.

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın "halkın bir kesimini alenen aşağılama" suçlaması kapsamında başlatıldığı belirtildi. Soruşturma haberinin yayılmasının ardından çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, Koç Grubu bünyesindeki şirket ve markalara yönelik boykot çağrıları yaptı.

X, Instagram ve diğer sosyal medya platformlarında açılan etiketlerde kullanıcılar, söz konusu fıkranın ayrımcı ve incitici olduğunu savunarak Koç Grubu'na tepki gösterdi. Bazı kullanıcılar grubun ürünlerinin satın alınmaması yönünde çağrılar paylaşırken, bazıları da şirketten daha kapsamlı bir açıklama talep etti.

Tepkilerin büyümesinin ardından Rahmi Koç yazılı bir açıklama yayımladı. Koç, herhangi bir toplumsal kesimi, etnik kimliği ya da kişiyi hedef alma niyeti taşımadığını belirterek, sözlerinin yanlış anlaşılmasından dolayı üzüntü duyduğunu ve kamuoyundan özür dilediğini ifade etti.

Buna rağmen sosyal medyadaki tartışmalar devam ederken, boykot çağrıları da gündemdeki yerini koruyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bazı kullanıcılar özür açıklamasını yeterli bulduklarını belirtirken, bazıları ise tepkilerini sürdürdü.

Uzmanlar ise sosyal medya kaynaklı boykot kampanyalarının son yıllarda şirketler ve markalar üzerinde önemli bir kamuoyu baskısı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Boykot çağrılarının ekonomik etkisinin ne ölçüde olacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.

Soruşturma süreci devam ederken, kamuoyundaki tartışmalar da ifade özgürlüğü, ayrımcı söylem ve toplumsal hassasiyetler ekseninde sürüyor.

Günün Diğer Haberleri